LONDRA’YI ZİYARET EDECEKKEN LONDRA’LI OLAN KIZIN HİKAYESİ

Processed with MOLDIV
Processed with MOLDIV

Bugüne kadar birçok gezi yazısı yazdım. Gittiğim yerlerde en fazla 1 hafta kalıp kısa ama oldukça tempolu zaman geçirir ve ardından buradaki deneyimlerimi sizinle paylaşırdım. Nerelere gidilmeli, hangi müzeler mutlaka görülmeli, nerelerde yemeli? Kısacası neleri deneyimlemeli?

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Ancak son seyahatim hepsinden farklıydı. Bir önceki turistik seyahatlarimden farklı olarak yaklaşık 3 ay kadar Londra’daydım. Bir nevi Londra’nın lokali gibi oldum.

Processed with VSCO with a5 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a6 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with hb1 preset

Yani bi yerlere koşturmaya, acele etmeye gerek kalmadan sindire sindire geçen bir 3 ay… Neredeyse Londra’lı gibi hissederek yaşamak. Keyifli miydi? Çok! Zorlukları var mıydı? Olmaz mı…

Processed with VSCO with a4 preset

Özellikle 4 mevsimi yaşamaya alışık bir millet olarak önce gerçekten bu anlamda çok şanslı olduğumuzu belirtmek gerekiyor. Puslu ve devamlı yağmur yağan bir şehirde 3 ay geçirmek, hiç bitmeyen bir melankoliyi kabullenmek demek.

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a6 preset

Dünyanın en büyük Kraliyet başkenti Londra’nın içinde yaşadıkça insanlarını da daha iyi gözlemleme şansı yakaladım. İlk dikkatimi çeken ise yüzyıllardır geleneklerinden ödün vermemelerine karşın, aynı zamanda da şaşırtıcı derecede özgürlüklerine düşkün olmaları oldu. Kraliçenin, şehrin sembolikleşen kırmızı telefon kulübelerinin, iki katlı otobüslerin, klasik siyah taksilerin, çiçekli pubların, çocukluğumuzun kahramanı Peter Pan’ın şehri Londra…

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Ünlü Thames nehriyle çevrili ve sisli, puslu bir havaya hakim olması sizi melankolik yaptığı kadar biraz da romantikleştiriyor sanırım. Sokaklarda dikkatimi çeken her dilden ve her ırktan insan olması. Özellikle Hintlilerin sayısı oldukça fazla. Tam bir kültür salatası. Şehrin her yerine kolayca ulaşabileceğiniz Metro hattı tabi ki günlük işlerinizi halletmek için bir hayat kurtarıcı, oldukça süratlı ve kolay. Uzak diye bir kavram yok neredeyse! Her yere maksimum 20-25 dakikada ulaşabilirsiniz. Ama söz konusu “rush hour” dedikleri iş çıkışı saatlerine denk gelirse işte o onda her yer tam bir izdihama dönüşüyor. Ama tabi biz de İstanbulluyuz, haliyle bu durum karşısında ‘’bu nasıl olur, rezillik, bu ne biçim şehir’’ gibi söylemler pek olmuyor.

Processed with VSCO with a6 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Buraya daha önce de ziyaret etmeme rağmen, kafamda önyargılarla geldiğim doğrudur. Fakat bu kez uzun sayılabilecek bir zaman geçirmem İngilizlerin çok soğuk insanlar olduğu izlenimimi tamamen tersine dönüştürdü. Oldukça kibar hatta dostane olduklarını söyleyebilirim.

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Londra tam bir sanat şehri. Sanata verilen değer gurur verici. Yüzlerce müze ve sanat galerisine sahip ve birçoğuna giriş ücretsiz. 15-20 yıldır oynanan tiyatro oyunlarını gördüğümde şaşkınlığımı gizleyemedim. Cats, Phantom Of The Opera, Chicago, The Lion King, Swan Lake, Mamma Mia gibi klasikleri her ziyaret ettiğinizde deneyimleyebilirsiniz. Ama benim favori müzikalim Phantom of the Opera’yı Londra’da izlemenin keyfi bir başkaydı sanki.

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

 

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Yemek konusundaysa açıkçası ben pek zorlanmadım ama yemekte geleneksel lezzetler arıyorsanız ve yeni lezzetlerden hoşlanmıyorsanız biraz zorluk yaşayabilirsiniz. Restoranları arasında son zamanlarda oldukça popülerleşen Sexy Fish, bir yıl önce Chelsea’de açılan, kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz Ivy’nin sahibi Richard Cragg’in son mekanı. Damien Hirst’ün denizkızı heykelleri, Frank Gehry’nin ışıltılı timsahı ve yerdeki İran halılarıyla yaklaşık 20 milyon Sterline mal olduğu söylenen mekan, ismi ve dekorasyonuyla eleştirilse de Asya Füzyonu yemeklerinin lezzetini herkesin kabul ettiği en trend yerlerden.

image

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

 

Bir başka dikkat çeken restoran ise bir çok salondan oluşan Sketch. Ama özellikle sosyal medyayı yakından takip edenler mutlaka denk gelmiştir ki ben de Instagram hesabımda yayınladım. Bu mekan yemeklerinden çok ilgi çekici dekorasyona sahip tuvaletiyle oldukça ün yapmış durumda.

image image image image image

Son olarak ördek sevenlerdenseniz, yukarıda fotoğraflarını da paylaştığım, Duck&Waffle’a mutlaka gidin. Restorana ismini veren bu yemeği yerken eşsiz bir şehir manzarası da size eşlik edecek. Bütün bu mekanların yanı sıra geleneksel bir İngiliz Pub’ında Fish and Chips deneyimi yaşamadan da dönmeyin derim.

Aslında bahsedecek öyle çok deneyim, görülmesi gereken onca yer var ki sadece başlıcalarını sığdırabildim bu yazıya. Ama bu yazıyı bitirmeden benim en sevdiğim semtlerinden biri olan Notting Hill’den söz etmeden geçemeyeceğim! Batı Londra’da yer alan, kozmopolit bir nüfusa sahip bu şirin semtin adını, her yıl Ağustos ayında düzenlenen “Notting Hill Festivali”, ikinci el giysi ve antika eşyaların satıldığı “Portobello Road Market” olarak bilinen sokak pazarı ve 1999 yılı yapımı “Notting Hill” filmiyle duyurduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra büyük Victoria evleri, restoranları ve özel butikleriyle mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

image

Turistik ziyaretlerinizde aşık olduğunuz bir şehri, oranın lokali gibi yaşamak benim için gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Bundan sonra ziyaret ettiğiniz tüm şehirlerde gizli yollar, keşfedilmemiş mekanlar, saklı hazineler keşfedin. Çünkü o şehrin kalbi turistik meydanlarda değil bu gizli saklılarda atıyor…

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with a4 preset

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with a4 preset

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir